Boş Tahta

Kaybetmekle Başa Çıkmak

William Cobb (Çeviri: Engin Şenelt)

Demek kaybetmeyi sevmiyorsunuz. Buna benzer bir şeyi bir Zen ustasına söylemiş olsaydınız gülmekten yerlere yatardı. Size şöyle derdi: Durumun genelini düşün, aynı tahtadaki taşlar gibi hep birlikte bölünmez bir bütün oluşturuyoruz. Oyun bittiğinde biri kazanmıştır ve diğeri kaybetmiştir. Dolayısıyla ortada en az bir mutluluk unsuru vardır: kazanmayı tecrübe etmek. Kazanan değilseniz sizin için önemli olan durumdan mutlu olunacak bir şey çıkartmaktır. Etraftan soyutlanarak kendinize odaklanmak işe yaramayacaktır. O bakış açısından yenik düşmüş birisinizdir yalnızca, tıpkı tek bir go taşının değersiz bir taştan farksız olduğu gibi.. Oyunun bitmiş olduğu gerçeğine odaklanmak da işe yaramaz. Sonuçta oyunu oynamak olumlu bir süreçti ve sizi sıkan oyunun bitiş şekliydi. Ancak olayı her şeyin dışından, bir bütün olarak değerlendirirseniz olumlu bir sonuca varabilirsiniz. Kendinizi soyutlanmış ve bıkmış olarak görmemenin yolu gözden kaçırdığınız, olayın geneline odaklanmaktan geçer. Kendinizi kazananla iletişime geçmeye zorlayın, onu tebrik edin, gülümseyin, oyunda gerçekleşen o muhteşem kovalamacaları ve bağlantıları düşünün ve ileride oynayacağınız onca heyecan verici oyunu bekleyin. Bilmelisiniz ki kaybettiğinizde de kahkahalar atıyor olacaksınız. Ha-ha-ha-ha!

The Empty Board #34E

American Go E-Journal  26 Mayıs 2004

Copyright © 1994-2003 William Cobb. Tüm Hakları Saklıdır.

İndeks

M.Dardeniz

Hosting by WebRing.