Sotetsu Kupası


 

    Japonya’nın Yokohama şehrinde yapılan Sotetsu kupası, amatör bayan go oyuncularını iki yılda bir buluşturan bir kupadır. Bu yıl beşincisi yapılan bu kupaya toplam 26 ülke katıldı. İçlerinde Japonya, Çin ve Kore’nin de bulunduğu bu kupada Türkiye ilk defa temsil edildi.

    27 Eylül - 3 Ekim 1994 tarihleri arasında yapılan 5. Yokohama Dünya Amatör Bayanlar Go Şampiyonası, Sotetsu kupasına Türkiye’yi temsilen ben katıldım. İki yılda bir düzenlenen bu kupanın özel amacı, go oyununu dünya çapında bayanlar arasında cazip hale getirmek ve bayanların yarışmalara katılımını arttırmaktır. Türkiye sahip olduğu 5 yıllık go geçmişiyle dünya ülkeleri arasında bu oynamaya başlayan en yeni ülkedir.

    Her ülkenin kendi geleneksel kıyafetini sunarak katıldığı açılış seremonisinde, konuşma yapma görevi go dünyasına katılan en yeni ülke olan Türkiye adına bana verildi. Daha sonra Kore, Türkiye ve Romanya için düzenlenen basın toplantısına katılarak, burada çeşitli ülkelerden gelen basın mensuplarına go’nun Türkiye’deki yapısı ve Türk go oyuncuları hakkında bilgi verdim. Bana özellikle sorulan sorular ise bu oyunu neden seçtiğim, nasıl öğrendiğim ve bizi kimin yetiştirdiğiydi. Son soruya verdiğim cevap “hiç kimse” oldu. Çünkü bizim başımızda profesyonel anlamda ya da amatör dan seviyesinde hiçbir eğitmen olmadığını, oyunu kitaplardan okuyarak öğrenip geliştirdiğimizi, biraz daha iyi oyuncularla oynayarak ilerletmeye çalıştığımızı dile getirdim. Ayrıca kendi go takımlarımızı orijinal boyutlarda ürettiğimizi ve yeni başlayanlar için Türkçe bir go kitabı yazıp satışa sunduğumuzu da belirttiğim zaman herkes çok şaşırdı... Bu kadar az zamanda bunları başarabilen çok az ülkeden birisiydik.

    Bu oyunu neden seçtiğim ise gayet açık: Oyunu ilk oynayan herkes gibi ben de bu oyunu çok ilginç bulmuştum. Daha sık oynamaya başladıktan sonra ise hayretler içine düştüm çünkü, go inanılmaz büyüleri olan bir oyundu. Her şeyden önce go’nun yapıcı yönü beni çok etkiledi, bomboş bir tahta üzerinde - bu hayata yeni başlamak gibi bir şeydir - yavaş yavaş kurmaya çalıştığınız yaşam, ama hiç beklenmeyen bir anda gelen ölüm, ya da yaşamak için yapılan savaşlar ve sonuçta paylaşım; işte go’nun barındırdığı DÜNYA.

Sponsorluğunu Nihon Kiin ve Sagami Railway Company’nin yaptığı bu kupanın organizasyonunu Uluslararası Go Federasyonu (IGF) üstlendi.

    Bu yılki kupada birinciliği Japonya, ikinciliği Kore, üçüncülüğü ise Çin aldı. Uzak doğu ülkeleri haricinde en iyi dereceyi Almanya altıncı olarak elde etti.  Bu yarışmada ben maalesef sonuncu oldum. Bunu yazmak benim için çok zor ama şunu belirtmeliyim ki Türkiye’deki go oyuncuları birçok imkandan (eğitmenlerden, federasyondan, dernekten, seminerlerden) yoksun olduğu halde en iyisini yapma azmindedir. Ben ileride daha başarılı olunacağına inanıyorum. Son olarak buradan herkesi go oyununu öğrenmeye ve derneğimize üye olmaya davet ediyorum.

Aralık 1994 Ayşegül TUNA (AYTAÇ)

 

Yukardaki yazı Taşlı Yol dergisinin ilk sayısı için hazırlanmıştı.. Yukardaki yazı ve resimi Alpar Kılınç'ın hazırladığı orjinal dosyalardan aldım (M.Dardeniz Mart 2003)

Hosting by WebRing.