12. Dünya Amatör Eşli Go Şampiyonası, Japonya

 

12. Dünya Eşli Go Şampiyonası 17-18 Kasım 2001 tarihinde Japonya'nın Tokyo şehrinde yapıldı. Ayşegül Aytaç ile ODTÜ'de yapılan turnuvada diğer iki eşi de yenip bu turnuvaya katılmaya hak kazanmıştık.

14 Kasım 2001'de Ankara'dan yola çıkıp, 16 kasım sabahı Tokyo'ya vardık. Oldukça güzel bir hava vardı. Turnuva süresince, çeşitli etkinlikler ve çalışma odasında go oynadığımız saatler dışında, dışarıda dolaşıp şehri tanıyarak vaktimizi geçirdik. Oldukça lüks bir otelde, ufak odalarda kaldık. Yemekleri otelin içindeki lokantalardan birinde yiyebiliyorduk.

Cuma gününe etkinlik koymamışlardı; kendimizi saat farkına da alışmak için dışarı attık. Cumartesi günü sadece tek maç yapıldı. İlk maçımızı 1-5 Dan seviyelerindeki Ingiliz çifti ile oynadık (biz turnuvaya 4kyu-1dan olarak katılmıştık). Maç süreleri 45+45 dakika idi ve byo-yomi yoktu. Beklediklerinden daha iyi bir maç çıkardığımızı sanıyorum. Çünkü, yüzlerindeki kayıtsız ifade oyun ilerledikçe daha ciddi bir görüntüye büründü. Neyse kaybettik; oyunda Ayşegül'ün oldukça başarılı olduğunu ve şimdi düşündüğümde herhangi bir önemli hata yapmadığını söyleyebilirim. Bir gurubumuzu ko ile yaşattıktan sonra ko ile oluşan kaybımızı karşılayamadık (köşedeki grubumuz öldürülebilir mi diye düşünmeye fırsat bulamamıştım. Fırsatı elde ettiğinde Matthew köşeye oynadı. Ve -sonunda- düşünmeye fırsat buldum. Buradaa, Ayşegül'ün hiç bir eksik ya da hatalı hamle yapmadan köşeyi ko'ya kadar götürdü. Yoksa, köşeyi kolayca kaybedebilirdik. Sürekli Ayşegül diyorum çünkü ben bir gidiş bulup sonra o da görsün diye dua ettiğimden çok iyi hatırlıyorum...)

Masaki Takemiya ile beraberArdından dostluk maçı yapıldı. Dostluk maçı turnuva dışında bir çok go oyuncusunun da katıldığı bir kaynaşma maçı idi. Ben bir 5 dan ile eşleştim. Karşımızda ise turnuvayı sonradan birincilikle bitiren Çin'li bayan oyuncu (Weijing Fan ,6 Dan) ve gerçekten çok yaşlı bir Japon arkadaş vardı. Weijing sanırım 11-13 yaşlarında idi.Ve Turnuvayı kazanacak kadar iyiydi.

Dostluk maçı sonrasında, eş zamanlı olarak otelde düzenlenen diğer turnuva oyuncuları ile de birlikte bir parti verildi.

Ertesi gün (pazar) sabah, erkenden maçlar başladı ve dört maç yapıldı; Ruslarla (4-6 Dan) yaptığımız maç da doğaldır pek fazla bir şey yapamadık. . Diğer maçı ise Singapur'la yaptık; 1-1 dan olarak yarışmaya katılmışlardı. Oyunun açılışında bir joseki hatalarını değerlendirip, köşe grubuna saldırınca grubu kurtaramadılar. Bir semai oluştu ve 2-3 farkla semai'yi kazanıyorduk. Bırakıp başka yerlere oynadılar ve üstünlük elde edemediler. Sonlara doğru, taşları esir alınca oyunu terk ettiler. . Ardından bir baba ve kızı ile oynadık (4-6dan). Çok barışçıl bir maç oldu. Bir ara kız fazla düşündüğünden zamandan kazanacağımızı bile düşündüm. Ama, baba zamandan kaybetmelerine izin vermedi ve üstün olduklarından maçı terk ettik. Son maçı bir Japon çiftle oynadık, iyiydiler (5-6dan). Son maç olduğundan epeyi de yorulmuştuk. Sonuç; güçlü oyuncularla oynadığımız için tek maç alanlar içinde SOS ile en üst seviyeye yerleştik ve 27. olduk. 32 çift katılmıştı turnuvaya...

1. Çin, 2.Kore 3. Japon çiftler oldu.

Turnuvadan sonraki gün ise PandaEgg'in tanıtımı vardı. Gerçi pek çok insan biliyordu. Ama, yine de PandaEgg'in sistem uzmanı tarafından tanıtılması ve bu kişi ile tanışmak hoş bir olaydı. Sonra da yemek verildi. Yani, hep beraber Eşli go federasyonunun başkanı ve diğer yetkililerle birlikte.. Tüm ülkeler turnuva hakkında düşüncelerini anlattılar ve katılımcılara bir çeşit eşli go pasaportu verildi. Tanıtım elçisi seçilmek gibi bir şey.

Çalışma Odası

Otelin girişinde bir klüp odasına go takımları koymuşlar ve bir çeşit çalışma odası hazırlamışlardı. Burada her ülkeden oyuncular birbirleri ile oyun oynayabiliyor, oyunlar hakkında konuşabiliyorlardı. Bu odada pek çok ülkeden, farklı-farklı seviyelerdeki oyuncularla go maçları yaptık. Bir ara 4-Dan bir pro insanlarla go oynuyor, pek çok kişi de maçları izliyordu. Bu ortamı şöyle özetleyebilirim. Altı kişi, üçe-üç oturmuş üç eşli go maçı yapıyorlar. Saat artık sabah 2-3 olmuş, Kanadalı ve Singapur'lu bayanlar go oynuyorlar, Çin'li bayan ise oyunu izliyor. Kanadalı çok yorulmuş olduğundan oyunu koy veriyor. Çinli bayan ise hamleler üzerine şöyle oynasaydın diyor ve birden 10-15 hamle diziyor. Oyundan sonra da görece basit bir ölüm-yaşam problemi soruyordu. Soruda olasılıklar çok azdı. Ama çözümü bulmak için nerdeyse her olasılığı denemek gerekiyordu. Biraz sonra bu problemi Hintli ve Venezuella'lı çocuklara soruyorum. Venezuella'lı uyumakla meşgul. Hintli çocuk biraz çabalayıp çözümü buluyor. Sonra ben artık gözümden uyku akarken, Ayşegül bir maç teklifini geri çevirmiyor. Otel görevlisi tarafından bir süre sonra artık odanın kapatılması gerektiği hatırlatıldıktan sonra içinde tohum ve elyaf dolu yastığa başımı koyuyorum. Bir önceki gece sadece 4 saat uyuduğumdan derin bir uykuya dalıyorum. Önceki gece uyuyamamamın sebebi Türkiye ile olan zaman farkından dolayı uykuya dalamamam ve en az bir saat tv'de sumo güreşi seyretmem idi...

 

Japonlar 2. Dünya savaşından sonra, geleneksel kültürlerini bırakmaya başlamışlar. Günümüzde ise kültürlerini koruyabilmek için go, sumo güreşi vb. konularda devlet sanırım her türlü yardımı yapmakta. Dolayısı ile bütçelerinin epey yüksek olduğunu düşünüyorum. Ve tanıtım amacı ile bir çeşit go elçileri olan biz oyunculara ellerinden gelen her türlü yardım ve değeri verdiler. Kesinlikle organizasyon mükemmeldi. Organizatörlerin doğrudan olayın içinde organizasyonu düzenlemesi, protokolü ayarlamak için döktüğü terleri tüm turnuva boyunca izledik. Japonya'nın geleneklerine duyduğum saygı ve ilgiden dolayı batılılaşmakta olan Japonya'yı biraz da üzüntülü gözlerle izledim. Saat 21:00'larda işlerinden çıkan insanlar, çok pahalı ve zengin bir şehirde belki de daha fazla para kazanma isteği, insanları ben'liklerinden uzaklaştırıyordu. Ama yaptıkları işi iyi ve güzel yapmaları yine de kültürlerinden gelme bir şeydi.

Nihon ki-in'in satış bölümü

 

Nihon Ki-in 2.kat

Ülkelerin kendi kültürlerinden uzaklaşmamaları, binlerce yılın birikimi olan kültürlerine sahip çıkmaları gerektiği düşüncesindeyim...

 

Nihon Ki-in'in ikinci katının girişinde bir çok broşür vardı. Biri dikkatimi çekti. Ustaların resimleri vardı üzerinde. "Bu nedir?" diye sordum. Hemen Ingilizce bilen bir arkadaslarını çağırdılar. Bu ustaların imzalarının posterlerinin ilanı idi. Fiyatları ise çok yüksekti. Ben de sadece bu broşürü aldım. Indirebilirsiniz tabii;

Diğeri de Şampiyona için çıkarılan derginin kapağı aynı zamanda bu resim afişlerde de kullanılmıştı.

 

Kapanış yemeğinden sonra
Not: Bu resimlerden sonra yanımda ekstra flaş taşımaya karar verdim..

Turnuvaya katılanlar, Japon Eşli Go Federasyonu'nun sayfasından.

Yazan: Mehmet Dardeniz

Ana Sayfa'ya dönüş

 

 

Hosting by WebRing.