Merhabalar,

Kısaca kendimi tanıtmak istiyorum. Belki ilerde detaylandiririm ama simdilik kısa bir hikaye gibi anlatacagim.

Ankara dogumluyum. Bahcelievler Deneme lisesinden epey eski bir zamanda mezun oldum. ODTÜ Kimya müh. girdim. 3 sene sonra, üniversite imtihanlarını kullanarak fizik bölümüne geçtim. Mezuniyet 1991.

80 yılların sonunda Alpar ile tanıştım. Go bilen birisini arıyordu, ben vardım.. Sonra daha da ileri gitmek istedi ve ODTÜ'de go topluluğunu kurdu. Sonra haftanın her günü dernek yerinin verilmesi, broşürlerin hazırlanması, topluluk işlerini takip için kültür işlerini aşındırdık. En sonunda satranç topluluğu odasını duvarla ikiye ayırtıp ve bize de bir kapı açtırarak topluluk odasını aldık. Ilk başlarda, topluluğun kapısı yoktu :)

Alpar ile ciddi ve sürekli bir çalışma safhasına  girdik. Bir yandan da topluluğu açıyor, ders veriyor, goyu tanıtıp, öğretiyorduk. Alpar, go tahtalarını yaptırtı. Burada sorun daha önce go tahtası görmemiş olmamız idi. Sadece bir karton takımımız, ufak plastik taşlarımız vardı. Kitaplardan boyutların olurunu araştırdık. Sonra,  Scott arkadaşımızın tahtalarını ölçtük. Amacımız, geleneksel go tahtasının boyutlarını bulmak idi. Tabii taşların da...

Alpar taşları yaptırma işine girişti. Bir kalıp (makine mühendisliği okuduğundan, kalıbı stajda kendi hazırlamış idi) ile ilk taşları polimer topluluğunun katkıları ile hazırladı. Ama, kalıp belli bir taş adedinden sonra aşınıyordu. Tahtaları ise sitelerde yaptırdı.Tahtaların parasını ODTÜ karşılamış idi. Sonra, ayaklı olmayan tahtalar topluluktan yavaş yavaş kayboldu! Oturup toplulukta yüzlerce taşı traşlardık :)

Alpar, elimizdeki kitapları çoğaltıp çevresindeki, topluluktaki arkadaşlara veriyordu.Mimarlık amfisinde topluluğun ilk tanıtım toplantısı olmuştu. Eski günler :))

Burayı şimdilik uzatmadan devam ediyorum. 1994 yılında Japon bir dan bir arkadaşla oynamıştık, seviyelerimiz yakın idi. Alpar, Belçika'da danlarla tatilde oynayabiliyordu. Her tatil sonrası güçleniyordu. Ben de bir kez Belçika'da oynamış idim. Sanırım bir 3k idi (merak edenlere; yenmiş idim).

Alpar'ı 1995 yılında kaybettik. Dernek kurmuş, ben de başkan idim. Ama, başkanlığı Alpar'ın ricası ile kabul ettim. Yoksa, başkanımız Alpar idi. Bir süre dernek işlerini sürdürmeye çalıştım. Sonra, Alpar'ın ailesinin isteği ile dernek başkanlığından istifa ettim.

2000 yılına kadar yılda 1, 2 go maçı! 2000'de web sayfasını hazırladım(internette nasıl go oynanır öğrendim, oynadım ve paylaştım). IGS'de oynamaya arkadaşlarımın ısrarı ile tekrar başladım. Sonra, derneğın başkan yardımcılığı görevini yerine getirmeye çalıştım. Ayşegül ile Japonya'da eşli go şampiyonasına katıldık. Çok güzel ve önemli bir tecrübe idi. Eşli Go Yayma Üyesi sertifikasını Japon eşli go federasyonu tarafından verildi (Pair Go Promotion Partner).

KGS yeni kurulmuştu. William ile tanıştım(2000). Çok güzel bir go sunucusu hazırlamıştı. İstemciyi Türkçe'ye çevirmemi teklif etti. Ben de kabul ettim. Şimdi Cgoban Türkçe'dir. 2004 yılında KGS'de yöneticilik görevini de üstlendim. Şimdi hem KGS'de yönetici hem de tercüman olarak go oynamaktayım. Ufak çekirdek aile yapımızla, bir şeyler yapmaya, Alpar'la başladığımız yolun sürmesine gayret ediyorum. Bir de "Go Kitabı" var. O da üç senelik bir uğraş sonunda basıldı. Bu süre sadece hazır olan tercümemin bastırılabilmesi için harcanmıştır :)

Mehmet Dardeniz Ağustos 2005, hızlı yazılmış bir yazı zamanla belki düzeltir ve düzenlerim.

Hosting by WebRing.